Memleket Çocuğu Mustafanın Romanı

Barkod : 9789756768419

Kapak Tasarımı : Vadi Yayınları

Baskı Sayısı : 1.Baskı

Baskı Yılı : 2002

Sayfa Sayısı : 240

Kağıt Cinsi : 2.Hamur

En-Boy-Yükseklik : 13,50 X 21,50 X 1,80

FİYAT BİLGİLERİ

Net Fiyat : 18,52 ₺

KDV Oranı : 8,00 %

Etiket Fiyatı : 20,00 ₺

KDV li Net Fiyat : 20,00 ₺

Ürün Açıklaması

Aydın'da doğan ve çocukluk senelerini geçirdiği bu şehir ve çocukluğu hakkında rakipsiz eserini yazan Zeki Mesud'un Mustafa'nın Romanı-Memleket Çocuğu isimli kitabı ilk baskısından altmış sene sonra yeniden basıldı.Zevkle okunmasının yanısıra kitap aynı zamanda bir Anadolu şehrinin bir asır evvelki hayatının kelimelerle yapılmış muhteşem bir tasviridir. Türk şehrinin günlük yaşayışı, müslim-gayrimüslim komşuluğu, devlet-halk münasebetleri hakkında çok kıymetli bilgiler ihtiva etmektedir.Birçok Türkler gibi, Mustafa için de Rus-Japon Harbi âdeta bir Rus-Türk harbi mahiyetini almıştı. Herkes bunu kendi memleketinin harbi imiş gibi büyük alâka ile takip ediyordu.O derecede ki Japonya, Müslümanların hiç olmazsa Türk Müslümanların, öçlerini alan ve kendilerini sevindiren bir müttefiki haline girdi.Mustafa bu zaferlerden sevinç ve heyecanla bahsederken, aynı duyguları Platon ve Mikail'de göremeyince kızıyordu. Bir gün onlara sordu.¦ Siz Rusların mağlup olmasını istemiyor musunuz? Mikail daha evvel cevap verdi. - Bu muharebeden bize ne? Hem Japonları neden Ruslaratercih edelim? Bunlar san ırktan cüce gibi insanlardır. Hangi Allah'a taptıktan da belli değil.Mustafa bu cevaba kanmadı ve suali açtı.¦ Ruslar bizim düşmanımızdır, onları ezenler, bizim dostumuz sayılır. Elbette Japonları, Ruslara tercih edeceğiz. Ve hattâ onlan seveceğiz.Bu defa Platon atıldı. ¦ Siz Müslümanlar öyle düşünebilirsiniz. Biz Hıristiyanlar da sizin fikrinizde olmayabiliriz. Ruslar bizim düşmanımız değil. Osmanlılar şimdi Ruslar ile muharebe etmiyorlar ki.Mustafa, kendisi ile Platon ve Mikail arasındaki duygu ve düşünce farkının bu kadar büyük olduğunu görünce, anlaşma imkânının bulunmadığını sezdi. Ve münakaşayı daha fazla uzatmağa lüzum görmedi. Osmanlı Devleti kendisine istediği kadar, Osmanlı desin, Türklerden başka öteki Osmanlıların bu devletin mukadderatına, istikbaline alâkalan, ancak menfi mahiyette idi. Onlar kendilerini Osmanlı tebaası bulmuşlar ve Osmanlı devletine bağlılıklarını ancak bunun icap ettirdiği asgari hadde indirmişlerdi.Bütün bu fısıltılar, sezişler, duygular, şimdi Mustafa'nın benliğini daha ziyade kavrıyor ve devletin istikbaline bağlı olan kendi istikbalini de doğrudan doğruya alâkalandırıyordu. Mustafa artık hissediyordu ki, o yalnız gençlik ümitlerinin heyecanı içinde değil, bir de memleketinin ve devletinin istikbali endişesiyle yüklü olarak hayatta yol almak mevkiinde bulunuyordu.

Yazarın Diğer Kitapları