Alman Sosyoloji Geleneği

Barkod : 9786055397302

Kapak Tasarımı : Onur Sönmez

Baskı Sayısı : 1.Baskı

Baskı Yılı : 2012

Sayfa Sayısı : 284

Kağıt Cinsi : 2.Hamur

En-Boy-Yükseklik : 16,50 X 23,50 X 2,00

FİYAT BİLGİLERİ

Net Fiyat : 16,67 ₺

KDV Oranı : 8,00 %

Etiket Fiyatı : 18,00 ₺

KDV li Net Fiyat : 18,00 ₺

Ürün Açıklaması

Bu kitap Alman sosyolojisinin özgünlüğünün niteliğini ve Alman sosyologlarının eserlerinde ne şekilde tecessüm ettiğini belirlemeye çalışan bir araştırmadır. Bahsedilen özgünlüğün ortaya çıkarılması ise a^ncak Alman sosyolojisine yönelik bütüncül ve meta-teorik bir bakışla mümkün olabilir. Bu çalışmanın temel amacı da böyle bir bakış açısıyla Alman sosyolojisinin özgünlüğünü, Alman sosyologlarının en çok iştigal ettiği üç konu, episte-moloji, toplumsal değişim ve yabancılaşma üzerinden irdelemektir. Alman sosyoloji geleneğine bütüncül ve meta-teorik bakışın bize sunacağı bir avantaj, Alman sosyologlarının eserlerini tarihsel bir bağlam ve düşünce geleneği içerisinde görebilme fırsatını vermesidir. Örneğin belli bir ortak düşünsel zemini, zamansal ve mekânsal ortaklığı paylaşmış olmalarına rağmen, bütüncül bakıştan yoksun çalışmalarda, Elias'ın 'süreçler' veya 'fıgürasyon' kavramı ile Adorno'nun 'negatif diyalektik' kavramları arasındaki ortak hedefler pek gündeme gelmemiştir. Oysa Elias'ın ve Adorno'nun kavramlaştırmaları, Alman felsefi ve sosyolojik düşünce geleneğindeki temel sorunlardan birine, daha açık bir ifadeyle toplumsal olguları donuklaştırmadan anlama çabasına, birbirlerinden bağımsız bir biçimde, farklı kavramlarla çözüm bulma çabasıdır. Aynı şekilde Horkheimer'ın öznel aklı, akıl tutulmasının temel sebebi olarak görmesinin, Weber'in 'çelik kafes' kavramının ve Habermas'ın pozitivizm eleştirilerinin, Kant'ın ampirizm eleştirisi ve metafiziğin sınırlarını tayin etmek için Verstand ve Vernunft arasında yaptığı ayrım ile doğrudan ilişkisi olduğu, yine ancak söz konusu bakışla netlik kazanabilir. Benzer teorik akrabalıklar ve ortak sorunlar birçok farklı Alman filozofun ve sosyologunun kullandığı kavramlarda ve geliştirdikleri teorilerde de söz konusudur. Ayrıca Alman sosyolojisinin özgünlüğünü oluşturan bir başka unsur olarak da Alman felsefesi, sosyolojisi ve Alman tarihi arasındaki ilişkinin altı çizilmelidir.